Antalya Dayanışma Grubu tarafından hazırlanan Antalya Sürdürülebilirlik Raporu, kentin plansız büyüme, iklim krizi afet riski ve yaşam kalitesi sorunları masaya yatırıldı. “Kaygımız Antalya, tesadüf değil akıllı planlanma” vurgusuyla hazırlanan rapor Antalya’nın geleceğine yol haritası sunarken kentin altyapısındaki kriz ortaya çıkarıldı.
Antalya’da artan plansız kentleşme iklim krizi ile birlikte gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bununla birlikte Antalya’da yaşanan yapısal sorunlara karşı günü kurtaran kararlar yetersiz kalırken pek çok gez sel ve taşkınlarla gün yüzüne çıktı. Antalya Dayanışma Grubu üyelerinden oluşan gönüllü ve disiplinler arası bir çalışma grubu tarafından hazırlanana rapor; kent planlama, Antalya Sürdürülebilirlik Raporu; çevre, mühendislik, ekonomi, sosyal politika ve afet yönetimi alanlarındaki sorunları gün yüzüne çıkardı. Raporda, kentin karşı karşıya olduğu çevresel, mekânsal, sosyal ve ekonomik sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmayı, kamu yararını esas alan politika önerileri geliştirmeyi ve karar vericilere bilimsel temelli katkı sunmayı amaçlandı. Antalya’nın plansız büyüme, iklim değişikliği, afet riski, doğal alan kaybı ve yaşam kalitesi düşüşü gibi sorunlarına karşı uzun vadeli ve uygulanabilir çözümler üreten raporda, sorun tespiti yapmakla yetinmeyip, çözüm odaklı yol haritaları geliştirmeyi esas aldı.
KENTSEL PLANLAMA VE DÖNÜŞÜM YAKLAŞIMI
Raporda, Antalya’nın uzun yıllardır parçalı imar kararlarıyla büyüdüğü, bu yaklaşımın altyapı kapasitesini zorladığı ve mekânsal bütünlüğü bozduğu açık biçimde ifade edildi. Öte yanda konuya ilişkin öne çıkan öneriler ise dikkat çekti. Ulaşım, konut, çevre, turizm ve afet yönetimi kararlarının tek bir planlama çerçevesinde ele alınması, 2025–2100 dönemini kapsayacak yeni Çevre Düzeni Planı çalışmalarının başlatılması, kentsel dönüşümün parsel bazlı değil, mahalle ve bölge ölçeğinde gerçekleştirilmesi, yerinde dönüşüm ve toplumsal kabulün esas alınması önerileri sunuldu. Böylelikle Antalya’nın kentsel dönüşümü yalnızca yapı yenileme süreci olmaktan çıkarıp sosyal, çevresel ve ekonomik boyutlarıyla ele alan bir modele dönüştürülmesi hedeflendi.

KENT ESTETİĞİ VE KAMUSAL ALAN KALİTESİ ÖNE ÇIKTI
Raporda kent estetiği öne çıkarken kamusal alan kullanımı gündeme geldi. Antalya’daki çarpık yapılaşma, uyumsuz cepheler, tabela kirliliği ve yeşil alan yetersizliği, kentin kimliğini zedeleyen temel unsur olarak tanımlandı. Söz konusu sorunlara ilişkin yapı ruhsatlarında estetik zorunluluğu getirilmesi önerilirken doğal tarihi doku, merkezde kültür ve sanat alanlarının artırılması önerildi. Ayrıca kamusal alanlarda yeşil koridorlar, kent mobilyaları, aydınlatma standartları ve rekreatif düzenlemelerle yaşam kalitesinin yükseltilmesi önerildi.
AFETLER ANTALYA’NIN GERÇEĞİ
Raporda dikkat çeken başlıklarından biri de afet riski olurken 1975-2025 yılları arasında Antalya’da yaşanan 161 taşkın olayı ve binlerce orman yangını, kentin iklim değişikliğine karşı savunmasız olduğunu ortaya koydu. Bu kapsamda afet riski envanteri oluşturulması, altyapının iklime dirençli hale getirilmesi, erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması ve toplum temelli afet eğitimlerinin artırılması gerektiği vurgulandı.

KIYILAR VE DOĞAL ALANLAR İÇİN UYARI
640 kilometrelik kıyı şeridine sahip Antalya’da kontrolsüz yapılaşma ve kıyı işgallerinin kamusal erişimi sınırladığına dikkat çekilen raporda kıyıların sadece ekonomik değil ekolojik bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Rapor kapsamında yeni marina cruise limanı yatırımlarının çevresel taşıma kapasitesine göre planlanması falez ekosistemlerinin korunması yeni koruma planlarının hayata geçirilmesi önerisi öne çıktı.
ŞEFFAFLIK VE KAMU YARARI VURGUSU
Arazi kullanımı ve mülkiyet konularında şeffaflık eksikliğinin kentte güven kaybına yol açtığına dikkat çekilen raporda, tüm imar planı değişikliklerinin dijital ortamda kamuoyuna açık şekilde paylaşılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca arazi kullanımı koordinasyon kurulları ve veri temelli karar destek sistemlerinin kurulması öneriliyor
ULAŞIM VE RAYLI SİSTEM VİZYONU
Antalya’da artan araç sayısı ve turizm yoğunluğu, Antalya’nın ulaşım altyapısını zorlarken rapor, kapsamında sürdürülebilir ulaşım güncel ulaşım master planı hazırlanması, raylı sistemlerin Belek–Manavgat yönüne uzatılması, Antalya–Alanya hızlı tren hattı ve metro sistemi yatırımları, yeni çevre yolları ve bağlantı arterleri, dijital ulaşım veri platformu oluşturulması çözüm öneri ifade edilirken Raporda, “Amaç; toplu taşımayı güçlendirmek, özel araç bağımlılığını azaltmak ve karbon emisyonlarını düşürmek” denildi. /ANTALYAGÜNDEM