DOLAR 32,5906 0.29%
EURO 34,8062 0.09%
ALTIN 2.491,950,31
BITCOIN 20642953,77%
Antalya
19°

PARÇALI BULUTLU

04:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / DAHA İYİSİNİ HAK EDİYORUZ

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / DAHA İYİSİNİ HAK EDİYORUZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu ülke, daha iyisini hak ediyor. Neyin mi? Tabi ki her şeyin.

Bu ülke,  daha iyi bir eğitimi hak ediyor. Dünya standartlarıyla bütünleşmiş,  kendi coğrafi ve kültürel kodlarıyla şekillenmiş bir eğitim modeli neden inşa edilmesin? Ve neden eğitimde bireyin yetenekleri ve toplumun ihtiyaçları gözetilerek yeni bir yapılanmaya gidilmesin? Bu ülke eğitimde, ideolojik ve dinsel kaygılarla değil aklın ve bilimin rehberliğiyle yepyeni bir eğitim modelini hak ediyor.

Bu ülke daha iyi bir hukuku hak ediyor. Evrensel bir hukuk düzeni ve kişiye göre değil kitlenin ihtiyaçlarına göre bir hukuk sistemi neden inşa edilmesin? Bu ülke hukukta, hamasete değil hakikate dayanan evrensel hukuk ilkeleri ve insan hakları temelli bir hukuk sistemini hak ediyor.

Bu ülke daha iyi kentleri hak ediyor. Yaşamaya mecbur olduğumuz değil yaşamaktan keyif aldığımız kentler neden inşa edilmesin? Bunun için başka ülkelerin ne yaptığına degil, yerle bir ettiğimiz Anadolu şehirlerinin tarihsel dokusuna bakmamız yeterli. Bu ülke, içinde barınabildiğimiz ve içimize sinen kentleri hak ediyor.

Bu ülke insanı daha iyi bir hayatı hak ediyor. Ölümü değil yaşamı kutsayan ve bunun için çaba harcayan bir zihinsel yapı neden inşa edilmesin? İnsanımızın  kendini özgür, hayatını değerli hissedeceği ve yaşamaktan zevk alacağı bir ülke hayali inşa etmek o kadar zor değil. Buna inanmak yeterli çünkü bu coğrafyanın  her yerinde bunun filizlenmeyi bekleyen tohumları var.

Bu ülke ve bu ülkenin insanları dünyanın başka yerlerinde yaşayanlara bahşedilen mutluluğu hak ediyor.

Bu ülke her şeyin daha iyisini hak ediyor. Yapmamız gereken şey basit: Eğitimi, hukuku, kentleri yani her şeyi insan için ve insani kriterlerle yeniden inşa etmeliyiz ve inanın bu çok zor değil. Çok zor değil çünkü bunlar bizim tarihsel mirasımızın bir parçası.

Devamını Oku

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / KOLTUK MÜLK MÜ EMANET Mİ?

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / KOLTUK MÜLK MÜ EMANET Mİ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kimi eski belediye başkanları devir teslim törenlerine katılmamış. Sanırsınız ki birileri mülklerine el koymuş da bu arkadaşlar haksızlığa uğramış! Halbuki seçimi kaybetmelerinin en önemli sebebi bu: Kibir.

Belediye başkanı milletin mülküne bekçi, milletin hukukuna gözcü, millet adına seçilen sözüdür. Ve bu görevleri ona millet verir ve görevini ihmal edeni, kibrine  yenileni de görevden alır.

Görevi veren millete görevden aldı diye kızılmaz. Millet size mülkün mülkiyetini değil emaneten zilliyetini verir. Ve belli aralıklarla yaptığı denetimlerle dilerse emaneti daha ehil gördüğü başkasına verir. Siz kimsiniz ki milletin mülkünü mülkünüz sayıp milletin yeni emanetçilerine işgalci muamelesi yaparsınız?!

Yoksa siz milleti kul, kendinizi üstün vasıflı kral mı sanıyorsunuz?! Bir şarkıda ” Bu devirde kimse şah değil, padişah değil” diyordu. Demokraside şah da padişah da millettir ve  bir makama talip herkes  milletin rızasına muhtaçtır.

Artık kabul edin millet size razı olmadı çünkü sizden razı değildi. Kibrinizden ve kendinizi devlet, devleti mülkünüz zannetmenizden çok yoruldu.

Devir teslim törenine gelmeyerek bir kez daha kibrinize mağlup oldunuz ve en önemlisi de Türk devlet geleneğine ve evrensel protokol kurallarına ters düştünüz. Ve böylece milletin emaneti sizden alırken ne kadar doğru bir karar verdiğini kanıtlamış oldunuz.

Millet size değil siz millete tabisiniz, bunu sakın unutmayın!

Devamını Oku

SEÇİM BİTTİ ŞİİRİMİZE BAKALIM

SEÇİM BİTTİ ŞİİRİMİZE BAKALIM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seçim bitti, işimize bakalım. Üretmeden, dünyaya artı değer katmadan, sloganları terk edip işe koyulmadan hiçbir şey kazanmış olmayız. Seçim bitti ve şimdi çalışmanın, üretmenin zamanı.

Seçim bitti ve şimdi meydanlara topladığımız kalabalıklara verdiğimiz sözü tutma zamanı.

Gördük ki sözünü tutmayanlara söyleyecek sözü var kalabalıkların.

Seçim bitti, birbirimizin yüzüne bakalım.

Sokakta, iş yerinde, parkta, bahçede velhasılı kelam her yerde hayatı paylaştığımız insanların yüzüne bakalım ve bir kırgınlık varsa onu tamir edelim.

İnsanı kaybedersek hiçbir şeyi kazanmış olmayız ve en önemlisi de gelecek seçimleri kaybederiz.

Gördük ki kibrinden gözleri kör, gönülleri murdar olanlara tahammülü yok insanların.

Seçim bitti, sonuçları bir kenara yazıp milletin sorunlarına odaklanalım.

Millet, millet olmaktan kaynaklanan hakkını talep ediyor.

Millet; kayırmacılığın,

yandaşserverliğin, adam sendeciliğin, içi boş sloganların devri kapansın istiyor.

Millet nutuk değil adalet istiyor.

Millet Hukuk istiyor.

Gördük ki millet, millete kulak vermeyenlerin kulağını çekiyor.

Seçim bitti şiirimize bakalım.

Şiir insanın kalbini ve dilini yumuşatır, her dem hayata güzellikler bırakır.

Gördük ki şiirin yumuşattığı kalpten, şiirin güzelleştirdiği dilden mahrum olanlara şiir gibi güzel bir cevabı varmış milletin.

Devamını Oku

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / EVLERE AŞK, AŞKA ŞİİR GEREK

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / EVLERE AŞK, AŞKA ŞİİR GEREK
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ev aşkını, aşk şiirini kaybetti. Belki de bu yüzden mekan sözcüğü dilimizde bu kadar sık kullanılır oldu. Aşkı eksik ev olsa olsa bir mekandır çünkü. Mekanı eve dönüştüren aşk, aşkı evde tutan da şiirdir.

Önce şiir aşkı terk etti. Aşkından deliye dönenler ve delirince şiire sığınanlar ortalıktan çekildi. Şiir defterlerinin yerini “hazır mesaj”lar  aldı. Sevgisini başkasının ağzıyla, başkasının sözüyle söylemeye başlayınca insanoğlu aşk gücendi buna böylece aşk da hayatı ve evleri terk etti.

Şimdi aşksız evlerde yaşıyoruz. Aşı bol, aşkı az evler bunlar. Aş peşinde koşmakla, aşk peşinden koşmak arasındaki ince çizgi kayboldu. Aşkı, aşa değiştik. Oysa ikisi de gerekliydi. Biri olmadan diğerinin tadı tuzu olmuyordu. Tadımız tuzumuz kaçtı. Sokakları, mutsuzluğu yüzünden okunan, adımları onları evlere götürmek istemeyen adamlar doldurdu. Aşk evleri terk edince, evin sokaktan farkı kalmadı. Evlere ayazlar doldu.

Behçet Necatigil evlerin şairiydi, Edip Cansever otellerin. Biz Edip Cansever’i daha fazla sever olduk.

Ev aşkını kaybetti. Aşkını kaybeden ev çocuklarını tutamazdı elbet. Evle sokak arasında fark kalmayınca, sokaklara döküldü çocuklar. Ve çoğu dönmedi geri. Onlara sokak çocukları dedik hep bir ağızdan. Oysa onlar; sokağın değil, aşkını kaybetmiş evlerin, şiirini kaybetmiş aşkların çocuklarıydı.

Evlere aşk, aşka şiir gerek. Aşk evi şiir aşkı terk edince çocukların saflığı ve gülümsemesi kayboldu. Artık kaybedecek başka hiçbir şey kalmadı.

Evlere aşk gerek; aşk da aşkını kaybetmeden, evlerimizin ve yüreklerimin kapısını kocaman açmalıyız. Aşkları evlere çağırmalıyız yeniden.

Eve aşkını, aşka şiirini geri vermeliyiz.

Devamını Oku

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / MUHTAR İTİBARDIR

ZEYYAT ŞAHİN yazdı / MUHTAR İTİBARDIR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kaçımız bir belediye başkanının makamına gitmişizdir? Herhalde çok azımız. Oysa muhtarla her zaman işimiz vardır. Artık bütün işlemler muhtarlıktan başlayıp öyle gerçekleşiyor nerdeyse. Daha da önemlisi muhtar; kahvede oyun arkadaşımız, apartmanda komşumuz, sabahtan akşama selamlaştığımız birisidir.

Evet, belediye başkanı önemlidir, bir şehrin hayatında belirleyici role sahiptir ancak muhtar doğrudan bizim hayatımızda belirleyicidir. Bu yüzden mahallemizin muhtarının kim olduğu önemlidir çünkü iyi bir muhtar giderek kaybettiğimiz mahalle ruhunu canlandırabilir. Ve bizim bu ruha çok ihtiyacımız vardır. Yöneticilerimizin resmi plakalı, siyah camlı arabalarla bize bir selam bile vermeden geçtiği bir çağda, bürosuna yürüyerek giden ve selamlaşan, halleşen bir muhtara çok ihtiyacımız var.

Muhtarlar, oyumuzla seçilenlerin seçim kampanyalarıyla bizi oyuna getirmediği duygusu yaşatan tek gruptur. Çünkü seçimden sonra da aynı elbiseyi giyer, aynı kahveye gider, aynı evde oturmaya devam eder ve düğünlerde, ölümlerde hep yanımızdadır. Muhtar seçmek mahallelinin kendisine dost seçmesidir. Aslında dostunu mahallesine yönetici seçmesidir. Ve galiba gönül rızasıyla verdiğimiz ve sonradan içimizi acıtmayan tek oydur.

Muhtarların derme çatma büroları, diğer yöneticilerimizin birkaç haneyi barındıracak ve ancak birkaç görevliyi atlayarak ulaşabildiğimiz bürolarından hem daha sıcak, hem daha yakındır bize. Yani çat kapı girebildiğimiz tek resmi yerdir muhtarlıklar. Ve belki de muhtarlık devletin gülen yüzü, bizi gönülden gören gözüdür.

Sevgili muhtarlarımız ve muhtar adaylarımız! Sakın sıcaklığınızı, samimiyetinizi kaybetmeyin. Şehirler büyüdükçe yalnızlaşan bizlerin, şehirdeki güvenli sığınağı, kapısı olmaya devam edin. Biliyorum bin türlü sorununuz var ama hangimizin yok ki. Zaten bütün sorunlarımıza rağmen sorunlarımıza çare olan sadece siz olduğunuz için önemlisiniz.

Bir mahallenin muhtarı o mahallenin itibarıdır. Muhtarımızı seçerken itibarımızı itibarlı ellere teslim etmeyi ihmal etmeyelim.

Kırk yıllık arkadaşım Yalçın Çağlar, Gazipaşa’nın itibarı artan Pazarcı Mahallesi’ne muhtar olarak çok yakışacak.

Devamını Oku